Deve Güreşleri
Dünyanın hiçbir ülkesinde yapılmayan “DEVE GÜREŞLERİ” Türkiyede kış sporları ve eğlencesi olarak merkezi Ege Bölgesi olmak üzere mahalli tertip heyetleri tarafından yıllardır organize edilmektedir.
İlkönce devecilerin kendi aralarında iddialı kış eğlenceleri kabilenden yaptıkları bu açık alan oyunları halk tarafından benimsenince iddia deve güreşlerinin gelişmesine yol açtı. Dünyanın birçok ülkesinde yetiştirilen develer genelde iki amaçla, bir yerden diğer yere yük taşımakta ve etinden yararlanmak üzere kullanılmaktadır. Ancak, Türkiye’de özel yetiştirilen ve eğitilen “TÜLÜ” denilen erkek develer alanlarda güreştirilerek ayrıca değerlendirilmiş ve geleneksel hale getirilmiştir.
Yapılan güreşler hiçbir çıkar gözetmeksizin sadece ün yapmak gayesi ile yapılmakta, hatta güreş yapan deve sahipleri güreşe katılan deve ve devecilerin tüm masraflarını şan olsun diye ödemişlerdir. Bu güreşler eğlence amaçlı yılda üç-dört defa tekrarlanırdı. TÜLÜ tabir edilen erkek develer, tek hörgüçlü dişi yoz deve ile çift hörgüçlü BUHUR adı verilen erkek develerin eşleşmesinden meydana gelmiştir. Bunlar 5 ile 6 yaşına geldiği zaman güreşmeye başlarlar. Ve 20 yaşına kadar güreşirler. Normal ağırlıkları dörtyüz-beşyüz kilogram olan develer iyi bakım sayesinde bin-binikiyüz kilograma kadar çıkarılır. Güreş develerine buğday, arpa,yulaf ve burçak gibi yiyecekler uygulanır. Yaz mevsiminde bunlarla beslenen develer sonbaharda gelişir, kızmağa başlar. Kızmağa başlayan develer özel yaptırılan havutla (Deve Semeri) havutlanır. Havutun güreşte faydası büyüktür. Çünkü deve rakibini bununla ittirir, ondan güç alır. Havutsuz deve güreşemez. Kızan develerin ağzından köpük gelince deve güreşe hazır demektir.
Güreşlerde davul ve zurnanın ayrı bir önemi vardır. Deveyi coşturup, aynı zamanda şenlik olduğunun ilanıdır. Davulcular bu coşkuyu güçlendirmek için tüm hızları ile Köroğlu türküleri çağırırlar. Bu sesi duyan develer coşar ve rakibiyle daha iyi güreş yapacak hale gelir.
üreşen develer birbirleriyle kıyasıya güreşirler. Bazı olacak tehlikeleri önlemek amacıyla develerin ağzı bağcılar tarafından burnunun dört parmak üstünden iple bağlanır ve diğer ekipçe denetlenir. Bu suretle hayvanların birbirlerini ısırması önlenir. Develer alanlarda adeta pehlivanlar gibi birbirlerini oyuna getirmeye çalışarak ya bağ alıp otururlar veya ayağına çengel takarak çöktürürler.Zamanımıza kadar gelen geleneksel “Deve Güreşleri” genelde hayır, okul yaptırma gençlik-spor ve dernek ve klüpleri tarafından o beldenin eksiklerini tamamlanmak üzere tertip edilmektedir.
