Syangela – Theangela
Syangela
Bodrum Yarımadasın’daki diğer yedi Leleg kentinin yarımadanın batı yönünde olmasına karşın sadece Syangela doğusundadır.
Syangela’nın kalıntılarıolduğu kabul edilen ören yeri, Mumcular Karaova yolu üzerinde Kızlağaç Kavşağı2ndan sapılarak ulaşılan Çiftlik Köyü’nün, Alazeytin Mahallesi’nin hemen yanındaki basık bir tepenin üzerindedir. M.Ö. 5. yüzyılda yaşamış tarih, coğrafya ve gramer bilimcisi Byzantionlu Stephanos’un, ‘Etnika’ adlı sözlük kitabında, Syangela adı Yunanca yazılış ve okunuşu ile ‘Souagela’ olarak geçmektedir. Bu yazılıma göre ismin anlamını açıklayan Stephanos, ‘soua’ bölümünün mezar, ‘gela’ bölümünün kral anlamında olduğunu yani kelimenin ‘Kral Mezarı’ anlamına geldiğini belirtmektedir. Başka kaynaklara göre de bir Anadolu Dili olan Karca kökenli olduğu ve bu dildeki yazılışının ‘Âna Tanrıça Geçidi’ olarak çevrilebileceği açıklanmaktadır.
Kentin tarihi hakkında çok az bilgi bulunmaktadır. Herodotos, Pikros isimli bir Karialı’nın Pers donanmasında kaptan olarak görev yaptığı ve Selamis Deniz Savaşına katıldığını anlatır. Muhtemelen aynı sülaleden olan ikinci bir Pigros’un adı Attika-Delos Deniz Birliği kayıtlarında Syangela ve ona bağlı Amyanda’nın yöneticisi olarak geçmiştir. Yine bu kayıtlarda Syangela’nın birliğe düzenli olarak bir talent vergi ödediği belritilmektedir. Ayrıca kentin M.Ö. 500’lerde gümüş para bastırdığı ve bu paraların üzerinde grifon başı figürü bulunduğu belirtilmektedir.
Syangela ören yeri, Leleglere özgü doğal yassı taş blokları ile kuru duvar olarak örülmüş dairemsi bir surla çevrilmiş, sur duvarları kare biçimli on iki kule ve doğu yönündeki yarım daire biçimli bir burçla desteklenmiştir. Güney yönündeki bir kapıdan girilen sur içindeki alanın ortasında iç kaleyi oluşturan yapılar topluluğu bulunmaktadır. Bu yapılar içinde en iyi korunanı, düzgün yontulmuş dikdörtgen taş blokları kullanılarak örülmüş taş duvarlarıyla Klasik Dönem işçiliğine sahip olan dikdörtgen planlı kuledir. Benzerleri diğer Leleg şehirlerinde de bulunan bu kule muhtemelen Maussollos döneminde yani şehrin boşaltılmasından hemen sonra karakol binası olarak yapılmıştır.
Anakaraya yontulmuş merdivenlerle, sur içindeki en geniş açık alanı oluşturan agoraya ve yakıbındaki tapınak ya da hereon olarak inşa edildiği düşünülen dikdörtgen bir yapıya ulaşır. Yerleşimin geri kalan kısmına yayılan ve doğu yönündeki yoğunlaşan evler, diğer Leleg şehirlerinde olduğu gibi burada da dar sokakların iki yanına bitişik düzende yapılmıştır.
Theangela
Maussollos, M.Ö. 4. Yüzyılın ikinci yarısında boşalttırdığı Syangela’nın yerine onun yedi kilometre kadar batısında Thangela’yı inşa ettirdi. Bu kentin etkileyici kalıntıları, Pınarbaşı Köyü’nün Etrim Mahallesi’nin 1,50 kilometre kadar güneyindeki dik yamaçlı yüksek bir tepenin üzerindedir. Tepenin üç zirveli topoğrafyasına bağlı olarak uzun ve dar bir plana sahip olan Thangela’da yapılar, tepeler üzerinde ve çevresinde kümelenmiştir. Şehrin çevreleyen 3.22 kilometre uzunluğundaki Leleg tarzı kalın savunma duvarlarının saldırıya açık olan güney yönü, sık aralıklarla yerleştirilmiş kare kulelerle takviye edilmiştir. Kalenin ana girişide bu cephededir. Thangela bir bakıma Yeni Myndos’a benzer. Geniş bir alanı çevreleyen çok güçlü savunma sistemlerine rağmen nüfusu az olduğu için yerleşim doğu yönünde yoğunlaşmış ve bu alan uçları dış surlara bağlanan bir iç surla ayrıca korunmuştur. Buradaki en önemli yapı, tepenin doğu yamacına paralel bir anıt mezardır. Sekiz metre uzunluğundaki bu dar ve tonoz yapı, M.Ö. 5. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmiştir.
Kuzey ve orta zirveler arasındaki çukur alanda yer alan iki büyük sarnıç yerleşim alanının içindeki kamu binaları, konutların yıkıntıları, stadyum biçiminde ama kırk altı metre uzunluğu ile stadyum ölçülerine göre çok küçük bir spor sahası Thangela’nın görülebilecek diğer kalıntılarıdır. Ancak kentin adı ilk çağ tarihçilerinin yapıtlarında ve diğer tarih belgeleinde geçmez. Şehrin tamamen terk edilmesinin nedeni de muhtemelen Roma İmparatorluğu Dönemi’nde sağlanan uzun barış sürecinde korunmayla ilgili bi kaygısı kalmayan ve daha rahat bir yaşam arayan halkın göçüp gitmesidir.