Pedesa

Bodrum’un beş kilometre kadar kuzeyinde Pedesa Antik Kenti’nin oldukça iyi korunmuş olan kalıntıları, çam ağaçları ilekaplı dağlık bir arazide, dar bir geçidin önünde bulunmaktadır. Arkeolojik araştırmalar, kentin kuruluş tarihinin M.Ö. 7. Yüzyıla hatta daha öncelere uzandığını göstermektedir.

Tarihinin birinci cildinde Pedesa’dan bahseden Herodotos, “Pedesos” adını kullanır ve şöyle yazar: “Pedesoslular, Halikarnossos’un ötesinde, kıyıdan içeride oturuyorlardı. Kendilerinin ya da komşularının başına bir şey geleceği zaman oradaki Atena Rahibesi’nni sakalı biter ve kocaman olurmuş”. Yine Heredotos’a göre; Persler, M.Ö. 545’te Lydia Krallığı’nı yıktıktan hemen sonra, Harpagos komutasındaki bir Pers ordusu Karia’yı işgale başlamış fakat Lide Dağı (Kaplan Dağı) üzerinde savunma hatları kuran Pedesalıların sert direnmesi ile karşılanmışdı.

M.Ö. 499’dan sonra İonya ayaklanmasına katılan Karialılar, Labraunda’da Perslerle yaptıkları savaşta bozguna uğradılar. Ama kıyıya doğru hareket eden Pers ordusuna, Pedesa Yolu üzerinde gece baskını yapıp komutanları dahil çoğunu kılıçtan geçirdiler. Persler, İonya ayaklanmasını bastırıp Meletos’u ele geçirince Pedesa’nın savaşçı halkını da cezalandırdılar. Onları kendi yurtlarından sürüp Miletos yakınındaki tepelerin eteklerine yerleştirdiler. Burada kurulan yeni siteye de Pedesa adı verildi. Attika_Delo Deniz Birliği’ne üye olan ve birliğe katılım payı ödeyen Pedesa muhtemelen bu yeni kurulan kenttir. Eski Pedesa’da yaşayan halkın zorunlu göçleri bu kadarla da kalmadı. Maussollos Dönemin’de, Halikarnassos’ta iskana zorlandılar ama boşaltılan kent tamamen terk edilmedi ve uzun süre askeri bir karakol olarak kullanıldı.

Pedesa’nın önemli ölçüde korunmuş olan harabeleri, Leleg yerleşimlerinin karakteristik özelliklerini taşır. Rektogonal kuru duvar tekniği ile (dışa gelen yüzleri düzeltilmiş, düzensiz açıları olan çok köşeli taşların harç kullanılmadan örülmesi) yapılan surları kulelerle desteklenmiştir. Yamacın yükseldiği kuzey yönünde, doğudan batıya yüz elli, kuzeyden güneye elli metrelik alan asıl yerleşim yeridir. Bu akropolisi çevreleyen surların ana kapısı batı yönündedir. Kalenin içinde bazıları sur duvarlarına bitişik olarak yapılmış çok sayıda bina kalıntısı bulunmaktadır. Surların doğu köşesinde, surların burada daha yüksek olmasından da yararlanılarak küçük bir iç kale inşa edilmiştir. Rampalı bir yolla ulaşılan iç kale kapısının hemen köşesinde, üst katlara çıkan geniş bir merdivenin kalıntıları görünmektedir.

Pedesa’nın aşağı mahallelerinin bulunduğu yamacın alt kısmındaki iki yüze yüz metre ölçülerinde geniş bir alan, yarım daire şeklinde uzanan bir ön savunma suru ile çevrelenmiştir. Altı burçla güçlendirilen bu duvarın üst uçları akropol surlarına bağlanarak şehrin savunma sistemi tamamlanmıştır.

Pedesa’nın güney ve güneydoğusunda bulunan çok sayıda mezar binası Leleglere has, oda tümülüs planı ile yapılmıştır. Bu yapılarda bir dramos (koridor) ile girilen yuvarlak mezar odalarının üstü alçak kubbelerle örtülmüş mezarlar cenaze törenlerinden sonra etrafına taş yığılarak birer tümülüs gibi kapatılmıştır. Oda tümülüslerin bazıları içlerindeki seramik kırıklarına dayanarak M.Ö. 700 yılı civarına tarihlenmiştir.

Yorum Yaz...