Bodrum

“MERHABA,
Yokuşbaşına geldiğinde,
Bodrum’u göreceksin
Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin
Senden öncekiler de böyleydiler
Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler
…”

Sürgüne Bodrum’a gönderilen Halikarnas Balıkçısı olarak bildiğimiz Cevat Şakir Kabaağaçlı böyle anlatmıştı Bodrum’un büyüsünü. Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili, tarihi kökeniyle, gelişmişliği, kültürel yapısı ile tatil için en zengin ülkelerden biridir. Ama gel görelim Bodrum dünyada farklı bir yere sahiptir. Burada yaşananlar hiçbir zaman kelimelerle tarif edilemedi. Buraya gelip gördükten sonra insanın içinde aşka dair kıvılcımlar yeniden alevleniyor. Bu coğrafyada her taşın bir tarihi, her yolun bir anısı, her havanın bir başka güzelliği vardır. Bodrum, dünyanın en temiz koylarına sahiptir. İkliminin yumuşaklığı ile dört mevsim en güzel haliyle yaşanır.

Merkez de bulunan ve tüm görkemi ile sizleri ilk selamlayan Bodrum Kalesi amfora parkı, cam salonu, cam batığı salonu (dünya da tek), zindanı, sikke ve mücevherat salonu, Kayra prensesi( Kraliçe Ada), içinde bulunan İngiliz, İtalyan kuleleriyle ve daha yazarak sıralayamayacağımız tarih şölenini yaşayabilirsiniz.

Bodrum Kalesini karşısına alıp tarihten sesleri kulağınıza getirecek Anfi Tiyatrosu, dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnas Mozalesi’nin (Kral Mausollos için karısı ve kız kardeşi tarafından yaptırılmış bir mezar.) kalıntıları görebilirsiniz.

Ege kıyılarının bir başka sevdalısı da sünger avcılarıdır. Canları pahasına aşkla daldıkları denizden sünger ihracı yaparak bugün önemli bir tarihe imzalarını atmışlardır. Bugün kaybolan meslekler arasında bulunsa da, elimize aldığımız her süngerde tarihin bu unutulan kahramanlarının hikâyeleri gizlidir.

Rum mutfağıyla benzerlik taşıyan Bodrum mutfağı, zeytinyağlı otlarıyla meşhurdur. Yerli halk dağlarda yetişen hemen hemen her otu değerlendirerek mutfaklarına taşımışlardır. Balıkçılık halkın hem geçim hem de besin kaynağıdır. Dünyanın hiçbir yerinde balık-rakı bu kadar leziz tat veremez damağınıza. Kurulan rakı sofralarında olmazsa olmaz ahtapot salatalarının tadını unutamayacağınızı garanti edebiliriz.

Dinlenme açısından ideal olan bu coğrafya yine dünya standartlarında gelişmiş bir eğlence sektörüne sahiptir. Sabahın ilk ışıklarına kadar gece kulüplerinden yararlanabilirsiniz. Jazz ya da blues, pop ya da rock barlarıyla, canlı performansları ve Latin müzikleri ile süsleyebileceğiniz renkli geceleri yaşayabilirisiniz.
Küçük beyaz evlerini süsleyen pembeli morlu begonvilleriyle mimarisinden ödün vermeyen büyülü bu yerde, tatile gelmeniz hatta burada yaşamanız için çok nedeniniz var.

Comments

Comment from Uğur Akgöz
Time 05 Nisan 2010 at 23:21

Merhaba,
Askerliğimi Bodrum’da yapmıştım, o esnada kısıtlı da olsa gezme imkanı bulmuştum Bodrum ve yarımadasını. Umarım bir daha gitme imkanım olur da, göremediklerimi de görürüm.

Sevgi ve saygılarımla…

Comment from Anonim
Time 11 Temmuz 2010 at 18:43

yıllerdır gitmek isteyipte bir türlü gidemedigim ve çok merak ettigim yerlerden biri. inşlh kısmet olusa gelecemgörecegim bu güzellikleri

Comment from naz
Time 16 Ekim 2010 at 21:51

cok guzel bir gide bilsem

Comment from naz
Time 16 Ekim 2010 at 21:51

ooooooooofffffffffffffff

Yorum Yaz...